Kalp sağlığı söz konusu olduğunda tartışma yalnızca karbonhidrat mı yağ mı sorusuyla sınırlı değil. Yeni araştırmalar, asıl farkı besinlerin kalitesinin ve hangi kaynaklardan geldiğinin yaratabileceğini gösteriyor.
İnflamasyonu azaltan gıdalar, yalnızca “sağlıklı beslenme” önerisi değil; kalp, beyin, eklem ve metabolizma sağlığını destekleyebilecek güçlü bir günlük alışkanlık olabilir.
Bebeklerde ek gıdaya geçiş genellikle 6'ıncı ay civarında başlıyor. Bu dönemde demir açısından zengin gıdalar, farklı dokular ve alerjenlerin doğru şekilde tanıtılması önem taşıyor.
Bipolar bozuklukta yaşanan iniş çıkışlar günlük yaşamı zorlaştırabiliyor. Tedavi planının yanı sıra, bazı değişiklikler bu rahatsızlığı yaşayan kişilerin hayatında olumlu farklar yaratabilir.
Yemekle ilgili bitmeyen düşünceler, yani “yemek gürültüsü”, birçok kişinin günlük yaşamını zorlaştırabiliyor. Uzmanlar, bu zihinsel uğultuyu azaltmak için düzenli beslenme, uyku, egzersiz ve bilinçli yeme alışkanlıklarını öneriyor.
Takviyeler gerçekten gerekli mi, yoksa gereksiz ve riskli mi? Uzmanlar, vitamin ve mineral takviyeleriyle ilgili yaygın beş yanılgıyı bilimsel verilerle açıklıyor.
Çok sayıda fazla yiyecek, annenin sağlını ve bebeğin sağlıklı gelişimi olumsuz yönde etkileyebilir. Uzmanlar anne adaylarının bazı gıdalardan uzak durmasını öneriyor.
Kalıcı kilo kaybı için tek bir mucize çözüm bulunmuyor. Ancak beslenme, uyku, hareket ve günlük alışkanlıklarda yapılacak küçük değişiklikler kilo verme sürecini destekleyebilir.
Gün içinde hangi saatlerde yemek yediğimiz, sağlığımızı nasıl etkiliyor? Araştırmalar hangi sonuçlara varıyor? Gelin, nedenleriyle birlikte “en ideal yemek yeme saatlerini” keşfedelim.