Orta yaşlı bir erkek, 20’li yaşlarında yaptığı tüm fiziksel aktiviteleri aynı şekilde sürdüremeyebilir. Örneğin bir futbol topunu eskisi kadar uzağa gönderebilir ya da bir basketbol maçının tamamında sahada kalabilir misiniz? Muhtemelen hayır. Ancak yaş ilerlese de sporu sürdürmenin ve bundan keyif almanın hâlâ pek çok yolu var. Bu durum, spor için olduğu kadar cinsel yaşam için de geçerli. Sertleşme sorunu da yaşla birlikte daha sık gündeme gelebilen, ancak yaşam tarzı ve sağlık kontrolleriyle yönetilmesi mümkün olabilen bir durum.
Sertleşme sorunu nedir?
Tıbbi adıyla erektil disfonksiyon, tatmin edici bir cinsel ilişki için yeterli sertleşmenin sağlanamaması ya da sürdürülememesi anlamına geliyor.
Cinsel ilişki denemelerinin en az yüzde 25’inde yeterli sertleşme sağlanamıyor ya da kısa sürede sona eriyorsa, bu durum sertleşme sorunu olarak değerlendirilebiliyor.
Sertleşme sorunu neden olur?
Bu sorun pek çok nedenle ortaya çıkabilir. Bazen belirli bir ilacın yan etkisi gibi görece basit bir nedenle görülebilir. İş stresi, ilişki sorunları veya depresyon da ereksiyon sorununa katkıda bulunabilir.
Ancak erkeklerin yaklaşık yüzde 75’inde neden daha karmaşık olabilir. Sertleşme sorunu; damar hastalıkları, nörolojik hastalıklar, diyabet veya prostat tedavileri ya da ameliyatlarıyla ilişkili olabilir.
Bu sorunun temel nedenlerinden biri, damar tıkanıklığına bağlı olarak penise yeterli kan akışının sağlanamamasıdır. Hatta sertleşme sorunu şikâyetiyle doktora başvuran erkeklerin yüzde 30’a varan bir kısmında bu durum, kalp-damar hastalığına dair ilk ipuçlarından biri olabilir.
Sertleşme sorunu nasıl geçer?
Daha iyi bir sağlık ve daha iyi bir cinsel yaşam için sertleşme sorununu azaltmaya yardımcı olabilecek bu öneriler değerlendirilebilir.
1. Düzenli yürüyüş yardımcı olabilir: Harvard’da yapılan bir araştırmaya göre, günde yalnızca 30 dakika yürümek sertleşme sorunu riskinde yüzde 41’lik düşüşle ilişkilendiriliyor. Diğer araştırmalar da orta düzeyde egzersizin, sertleşme sorunu olan obez orta yaşlı erkeklerde cinsel işlevin iyileşmesine yardımcı olabileceğini gösteriyor.

2. Beslenme düzeni önem taşıyor: Massachusetts Erkek Yaşlanma Çalışması, meyve, sebze, tam tahıllar ve balık gibi doğal gıdalar açısından zengin bir beslenmenin önemine işaret ediyor. Kırmızı ve işlenmiş et ile rafine tahılların daha az tüketildiği bir beslenme düzeninin sertleşme sorunu olasılığını azaltabileceği belirtiliyor.
3. Damar sağlığı göz ardı edilmemeli: Yüksek tansiyon, yüksek kan şekeri, yüksek kolesterol ve yüksek trigliserit; kalpteki damarlara, beyindeki damarlara ve penise giden damarlara zarar verebilir. Bu durum kalp damarlarında kalp krizi, beyin damarlarında felç, penise giden damarlarda ise sertleşme sorunu riskini artırabilir. Bel çevresinin artması da bu riske katkıda bulunabilir. Damar sisteminin, dolayısıyla kalbin, beynin ve penisin iyi durumda olup olmadığının değerlendirilmesi için doktora danışılması önerilir.
Egzersiz fark yaratıyor
4. Sağlıklı kilo korunmalı: Sağlıklı bir bel çevresi, sertleşme sorunu riskini azaltmada önemli bir etken olabilir. Bel çevresi yaklaşık 100 santimetre olan bir erkeğin ereksiyon sorunu yaşama olasılığının, bel çevresi yaklaşık 80 santimetre olan bir erkeğe göre yüzde 50 daha yüksek olduğu belirtiliyor.
Kilo vermek bu sorunla mücadelede yardımcı olabilir. Bu nedenle sağlıklı bir kiloya ulaşmak ve bu kiloyu korumak, sertleşme sorununu önlemeye veya hafifletmeye yardımcı olabilecek stratejiler arasında yer alıyor.
Obezite, sertleşme sorununun iki ana nedeni olan damar hastalığı ve diyabet riskini artırıyor. Ayrıca fazla yağ dokusu, sertleşme sorununda rol oynayabilecek bazı hormonları da olumsuz etkileyebilir.
5. Pelvik taban kasları güçlendirilebilir: Güçlü bir pelvik taban, sertleşme sırasındaki sertliği artırır ve ilgili toplardamara baskı yaparak kanın penisten geri dönüşünü azaltmaya yardımcı olur. İngiltere’de yapılan bir klinik çalışmaya göre, üç ay boyunca günde iki kez Kegel egzersizleri yapan erkeklerde olumlu etkiler bildirildi. Egzersizlerin, biyolojik geri bildirim yöntemi ve sigarayı bırakma, kilo verme, alkolü sınırlama gibi yaşam tarzı değişiklikleriyle birlikte uygulanması durumunda daha belirgin hâle geldiği belirtiliyor.



