İşitme, duygu ile biliş arasındaki olası ilişkileri inceleyen yeni bir çalışma, belirli seslere karşı aşırı duygusal tepkilerle karakterize edilen mizofoniye ışık tutuyor.
Araştırmaya göre, mizofonisi olan kişilerde, duygusal durumlara karşı zihinsel esnekliğin daha düşük olması söz konusu. Bu bireylerde olumsuz düşünce alışkanlığının daha güçlü olduğu belirtiliyor.
Mizofoni, bazı sesli uyaranlara karşı aşırı duyarlılıkla ortaya çıkan; bu seslere yoğun öfke, rahatsızlık ve kaçınma tepkilerinin eşlik ettiği bir durum.
Bu durumu tetikleyen sesler genellikle, parmak çıtlatırken, hızlı nefes alıp verirken ya da cips yerken çıkan sesler başta olmak üzere insan vücudundan kaynaklanıyor.
Ancak hassasiyet yalnızca bedensel seslerle sınırlı değil. Bir saatin tik takları ya da bir köpeğin havlaması da aynı yoğun tepkiye yol açabiliyor. Uzmanlara göre mizofoni yalnızca duygusal bir durum değil ve tetikleyici sesler fizyolojik olarak savaş ya da kaç tepkisine yol açıyor.
Bazı sesler neden bu kadar güçlü tepkiler yaratıyor?
Katılımcıların görsellerin detaylarını hatırlama ile görsellerin duygusal içeriğini değerlendirme görevleri arasında geçiş yapmaları gerekiyordu.
Çalışmanın sonunda, mizofoninin şiddetinin, duygusal görevler söz konusu olduğunda katılımcıların doğru yanıt verme becerisini etkilediği belirlendi. Yüksek düzeyde mizofoni belirtileri gösterenler, bu görevlerde daha düşük performans ortaya koydu.
Bu bulgular, mizofonisi olan bireylerin özellikle duygusal uyaranlarla karşılaştıklarında zihinsel esnekliklerinin daha sınırlı olabileceğine işaret ediyor.
Zihnin yankısı: Bazı sesler neden peşimizi bırakmaz?
Mizofoniye özgü deneyimlerden ziyade, bireylerin genel olarak olumsuz düşünce kalıplarına takılıp kalma eğilimini ölçmeye odaklanan çalışmanın sonuçlarına göre, bu bireylerde ruminasyona yatkınlık söz konusu.
Ruminasyon, geçmişe, bugüne ya da geleceğe dair olumsuz düşünceler üzerinde sürekli dönüp durma hali olarak tanımlanıyor ve kişide ciddi bir psikolojik sıkıntıya yol açabiliyor.
Ruminasyon; kaygı bozuklukları, depresyon ve obsesif kompulsif bozukluk (OKB) gibi birçok ruh sağlığı sorununda görülen yaygın bir belirti. Mizofoni ile ruminasyon arasındaki bu ilişki, mizofoninin yalnızca belirli seslere verilen tepkilerle değil, bireylerin duyguları genel olarak nasıl işlediğiyle ilişkili olabileceğini düşündürüyor.
Tüm bu bulgular, sesle kurduğumuz ilişkinin ne kadar karmaşık olabileceğini bir kez daha ortaya koyuyor.
Bilim insanları çalışmada elde edilen bulguların nedensellik değil, ilişki gösterdiğinin altını çiziyor. Yani azalmış duygusal esnekliğin mizofoniye yol açtığını ya da mizofoninin zihinsel esnekliği azalttığını söylemek mümkün değil.



