Doğum sonrası tahammülsüzlük annelerde sanılandan daha sık karşılaşılan bir durum. Anneler, bebek hüznü döneminde öfkelerini eşlerinden çıkarmaya başlayabiliyorlar. Eğer siz de bu durumdaysanız yalnız değilsiniz. Bu tahammülsüzlüğün altında, bebek bakımını neredeyse tek başına üstlenmek durumunda bırakılma ya da hormonal değişiklikler gibi nedenler bulunabiliyor.
Doğum sonrası eşime neden tahammül edemiyorum?
Hormon değişimlerinden doğum sonrası hüzne kadar, lohusalık döneminde eşinize karşı öfke ya da kırgınlık hissetmenizin birçok nedeni olabilir. Kadın hastalıkları ve doğum uzmanı Dr. Sherry Ross’a göre “hormon fırtınası, duygusal dalgalanmalar, fiziksel toparlanma, uykusuzluk, kendine vakit ayıramama ve yenidoğan bakımının bir kullanım kılavuzu olmaması… Tüm bunlar yeni annelerin çevresindeki hemen herkese, özellikle de partnerine karşı ‘öfke’ hissetmesine yol açabilir. Bu dönem tamamen normal, hatta beklenen bir sarsıntı.”
Bir diğer neden ise “varsayılan ebeveyn” olarak adlandırılan yaklaşım. Pek çok ailede çocuk bakımının yükü hâlâ çoğunlukla annelerin üzerinde kalıyor. Bu dengesizlik de zamanla kırgınlığı büyütebiliyor.
Doğum sonrası tahammülsüzlük: Nasıl baş edilir?
Bu stresli dönemde eşinize kolay sinirlenmeniz normal olsa da, sık sık patlamalar yaşıyorsanız hem fiziksel hem hormonal olarak neler olup bittiğine bakmak gerekebilir. Klinik psikolog Dr. Shoshana Bennett’a göre şu adımlar işe yarayabilir:
1) Uykuya öncelik verin
İlk aylarda kesintisiz uyku hayal gibi gelebilir ama etkisini küçümsemeyin. “İyi bir uyku lüks değil, ihtiyaçtır,” diyen Bennett, gündüz kısa bir uyku için birinin bebeğe bakmasını ya da gece vardiyalarını eşinizle dönüşümlü yapmayı öneriyor.
2) Su içmeyi unutmayın
Susuz kalma yalnızca sinirlilik yaratmakla kalmaz kaygıyı da artırabilir. Emziriyorsanız su ihtiyacınız daha da artar. Yakınınızda su bulundurup sık sık yudumlamayı alışkanlık haline getirin. Doğum sonrası tahammülsüzlük bazen bu tür küçük alışkanlıklarla şiddetini azaltabilir.
3) Dengeli beslenin
Hamilelik bitse de bedenin toparlanma süreci devam eder. Yeterli protein ve kalsiyum almak önemli. Ayrıca gün içinde küçük ara öğünler eklemek, halsizlik ve “huysuzluk” bir diğer deyişle tahammülsüzlükte görülen döngüyü azaltabilir.
4) Size iyi gelen şeyleri programa koyun
Her hafta küçük de olsa keyif aldığınız bir şey planlamaya çalışın. Arkadaşlarla görüşmek, kısa bir yürüyüş, küçük bir kişisel bakım rutini… Haftada bir “iyi gelecek bir şeyin” olması ruh halini yükseltebilir.
5) Eşinizle konuşun ve beklentileri netleştirin
“Partnerimizin aklımızı okumasını isteriz ama okuyamaz,” diyor psikolog Dr. Renée Goff. Bu yüzden beklentilerinizi açıkça konuşun. “Daha fazla yardımcı ol” demek yerine “Bebeği şu saatlerde sen uyutabilir misin?” gibi somut örnekler verin.
6) Birbirinize zaman ayırın
Goff’a göre bağ kurmayı sürdürmek önemli: “Neden aşık olduğunuzu hatırlayın.” Unutmayın; sevgiyi gösterme ve alma biçiminiz bebek öncesinden çok farklı olabilir ve bu da normal.
7) Empatiyi elden bırakmayın
Bu dönem ikiniz için de “bilinmeyen bir alan.” İkinizin de öğrenerek ilerlediğini kabul etmek, gerilimi azaltabilir. Kendinize de bolca şefkat gösterin. Doğum sonrası tahammülsüzlük, aktif çaba ile ortadan kalkabilir.
Ne zaman doktora başvurmalı?
Doğum sonrası kaygı veya depresyondan şüpheleniyorsanız ya da bir uzmandan destek almanın iyi geleceğini düşünüyorsanız gecikmeyin. Aşırı endişe, huzursuzluk, yoğun sinirlilik, kontrol edilemeyen üzüntü ya da sürekli öfke hali yaşıyorsanız bir sağlık profesyoneliyle görüşmek önemli. Doğum sonrası tahammülsüzlük olarak düşünülen durumun altında daha ciddi bir durum yatıyor olabilir.
Dr. Ross, hastalarına şu hatırlatmayı yapıyor: “Hamilelik dokuz ay sürüyor; lohusalıkta da bedenin, zihnin ve ilişkinin toparlanması için kendinize yaklaşık dokuz ay tanıyın.” Bu süreçte sabır, zaman ve iletişim, “lohusalık fırtınasını” daha sağlıklı atlatmaya yardımcı olabilir.



