Bu yıl dolaşımda olan influenza virüsünün bir varyantı, hem yaygınlığı hem de yarattığı tablo nedeniyle kamuoyunda “süper grip” olarak anılmaya başlandı.
Peki bu sezonu önceki yıllardan farklı kılan ne ve kendimizi nasıl koruyabiliriz?
2025–2026 grip sezonu, dünya genelinde normalden daha erken başlamış, daha yaygın ve ciddi seyretmiş durumda. Özellikle bazı bölgelerde hastane yatışları ve enfeksiyonlar son yılların en yüksek seviyelerine çıkıyor. Bu artışın arkasında hem virüsün evrimi hem de nüfus bağışıklığı gibi birden çok faktör bulunuyor.
‘Süper grip’ çok daha hızlı yayılıyor
Bu sezonun baskın grip virüsü Influenza A H3N2 alt tipi oldu; özellikle subclade K adlı genetik varyant, dünya genelinde vakaların çoğunu oluşturuyor. Bu alt varyant, diğer yıllara göre daha hızlı yayılabilen bir gribe yol açabiliyor.
Kamuoyunda süper grip olarak adlandırılsa da bu, tamamen yeni bir virüs anlamına gelmiyor. Mutasyonlar sayesinde bağışıklıktan kısmen kaçabildiği ve bu nedenle daha fazla vaka üretebildiği düşünülüyor.
Bu nedenle:
-
Daha ağır semptomlara yol açabiliyor
-
Daha fazla kişinin hastaneye yatmasına neden olabiliyor
-
Mevcut aşıdan kaçma olasılığı, önceki yıllara göre daha yüksek olabiliyor
Yine de uzmanlar, bunun “tamamen yeni ve kontrol edilemez” bir virüs olmadığının altını çiziyor.
Vaka sayıları ve ciddiyet
Amerika Birleşik Devletleri gibi bazı ülkelerde grip vakaları ve buna bağlı hastaneye yatışlar son 30 yılın en yüksek seviyelerinde. ABD Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi verilerine göre:
-
Milyonlarca kişi grip oldu, 100 binlerce kişi hastaneye kaldırıldı.
-
Çocuklar da dahil olmak üzere grip ilişkili ölümler rapor edildi.
Benzer şekilde Avrupa’da da grip aktiviteleri geçen yıllara göre haftalar önce başladı ve birçok ülkede yüksek seviyelerde grip aktivitesi gözlemleniyor.
Belirtiler bu yıl farklı mı?
Grip belirtileri büyük ölçüde her yıl benzer; ancak şiddeti değişebiliyor. Bu sezon da belirtiler çoğunlukla aniden başlıyor:

Bazı kişilerde, özellikle çocuklarda, kusma ve ishal de görülebiliyor. ABD Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi’ne göre grip, hafif seyredebildiği gibi ölümcül sonuçlara da yol açabiliyor.
Aşılar ve korunma
DSÖ ve diğer sağlık otoriteleri, 2025–2026 Kuzey yarımküre grip sezonu için aşı bileşimlerini belirledi; aşılar üç ana influenza virüs çeşidini hedef alıyor (H1N1, H3N2 ve influenza B).
Mevcut aşıların yeni varyantlara karşı koruyuculuğu tam olmasa da aşı olmanın ciddi hastalık ve komplikasyonları azaltmada etkili olduğu bilimsel verilerle destekleniyor
Verilere göre:
-
Grip nedeniyle hastaneye yatanların büyük çoğunluğu aşısız
-
2019–2020 sezonunda grip aşıları:
-
7 milyon hastalığı
-
3 milyon doktor ziyaretini
-
100 bin hastaneye yatışı
-
7 bin ölümü önledi
-
Kimler daha fazla risk altında?
Grip her yaş grubunu etkileyebilir; ancak bazı gruplarda ağır seyretme riski daha yüksek:
-
65 yaş ve üzeri bireyler
-
2 yaş altı çocuklar
-
Astım, kronik akciğer, kalp, böbrek ve karaciğer hastalığı olanlar
-
Bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler
-
Hamileler
-
Bakım evlerinde ve uzun süreli bakım tesislerinde yaşayanlar
Grip olan herkes ateş yaşamayabilir. Gripten şüpheleniliyorsanız ve özellikle risk grubundaysanız, erken dönemde sağlık kuruluşuna başvurmak önemli.
Tavsiyeler ve önlemler
Uzmanlar grip sezonunda bireylere şunları öneriyor:
-
Grip aşısı olmak
-
Elleri sık yıkamak
-
Hasta kişilerle yakın temastan kaçınmak
-
Öksürük veya hapşırık sırasında ağız ve burnu kapatmak
-
Gerekirse antiviral tedavi almak
Sonuç
Bu yılki grip sezonu “süper” olarak adlandırılsa da, uzmanlara göre bu bilimsel bir tanım değil. Ancak grip vakalarının erken başlaması, yaygınlaşması ve daha ağır seyretmesi, bu sezonu sıradan olmaktan çıkarıyor.
Aşılar, gripten korunmanın en etkili yollarından biri; ancak bağışıklık sistemini güçlü tutmak ve temel hijyen önlemlerini uygulamak da kritik önem taşıyor.



