spot_imgspot_img

Güneş kremi nasıl kullanılır?

Güneş kremi nasıl kullanılır sorusu, cildi güneşin zararlı ışınlarından korumak isteyenler için en temel başlıklardan biri olmaya devam ediyor. Doğru güneş koruyucuyu seçmek ve onu doğru şekilde uygulamak, cildi güneşin zararlı etkilerine karşı korumak için atılabilecek en önemli adımlar arasında yer alıyor.

Kulağa basit gelse de, bu adımlar çoğu zaman yanlış biliniyor ya da eksik uygulanıyor. Bu nedenle temel noktaların açık biçimde bilinmesi önem taşıyor.

Uzmanlar, SPF 30 ila 50 arasında, geniş spektrumlu ve suya dayanıklı bir güneş kremi kullanılmasını öneriyor. Vücut için yaklaşık beş çay kaşığı, yüz için ise bir çay kaşığı kadar ürün kullanılması gerekiyor. Güneş kremi, güneşe çıkmadan yaklaşık 15 dakika önce sürülmeli ve her iki saatte bir yeniden uygulanmalı.

Hangisi daha iyi: kimyasal mı, mineral güneş kremi mi?

Güneş kremi nasıl kullanılır sorusunun ardından en çok merak edilen başlıklardan biri de hangi ürün türünün tercih edilmesi gerektiği. Güneş kremlerinin iki temel türü bulunuyor: güneş ışınlarını emen kimyasal güneş kremleri ve UV ışınlarını fiziksel olarak engelleyen mineral güneş kremleri.

Kimyasal güneş kremleri; avobenzon, ensulizol, homosalat, oktinoksat, oktisalat, oktokrilen veya oksibenzon gibi bileşenler içeriyor. Mineral güneş kremlerinde ise çinko oksit ya da titanyum dioksit bulunuyor. Amerikan Dermatoloji Akademisi’ne (ADA) göre her iki tür de kabul edilebilir seçenekler arasında yer alıyor. Ancak bazı araştırmacılar, kimyasal güneş kremleriyle ilgili çeşitli endişeler dile getiriyor.

Yapılan iki küçük çalışmada, kimyasal güneş kremlerindeki bazı bileşenlerin ABD Gıda ve İlaç İdaresi FDA’nın, yönergelerini aşan seviyelerde kana karıştığı görüldü. Buna karşılık, mineral içerikler olan çinko oksit ve titanyum dioksit, FDA’nın “genel olarak güvenli ve etkili kabul edilir” standardını karşılıyor. Aynı iki çalışmada bu mineral içeriklerin kana karışmadığı da saptandı.

Gerçekte ne kadar koruma sağlıyor?

Bir ürünün etiketinde güneş yanığını önleyebildiğinin yazılabilmesi için güneş koruma faktörü, yani SPF testini geçmiş olması gerekiyor.

SPF seviyesi 2’den başlayıp 70’in üzerine kadar çıkabiliyor. Ancak SPF değeri yükseldikçe korumanın sanıldığı kadar dramatik biçimde artmadığı belirtiliyor. SPF 15, gelen UVB ışınlarının yaklaşık yüzde 93’ünü filtrelerken, SPF 30 bu oranı yüzde 97’ye, SPF 50 ise yüzde 98’e çıkarıyor.

Güneş kremi nasıl kullanılır
Güneş kremi nasıl kullanılır Kimyasal güneş kremi yerine mineral güneş kremlerinin kullanılması daha güvenli

Hem ADA hem de FDA, SPF 50’nin üzerinde bir güneş kremine ihtiyaç olmadığını belirtiyor. Çünkü daha yüksek SPF değerine sahip ürünlerin ek koruma sağladığına dair yeterli kanıt bulunmuyor.

Sadece güneş yanığını değil, cilt kanseri ve erken cilt yaşlanması riskini de azaltmak için hem UVA hem de UVB ışınlarını filtreleyen geniş spektrumlu bir güneş kremi tercih edilmesi gerekiyor. UVB güneş yanıklarına neden olurken, UVA erken cilt yaşlanmasına ve cilt kanserine katkıda bulunuyor.

Cildi korumak için yapılabilecek en önemli şey ise güneşe maruz kalmayı azaltmak. Bu da güneş kremi kullanmak, koruyucu giysiler giymek ve güneşin en güçlü olduğu saatlerde dışarıda geçirilen zamanı sınırlamak anlamına geliyor.

Bunun ötesinde, kuruluktan kırışıklıklara kadar yaşlanan cildin sorunlarını yönetmek için de çeşitli adımlar atılabiliyor. Cildin iyi görünmesi için ona nazik davranılması, nemli tutulması ve fark edilen değişikliklerin vakit kaybetmeden doktora bildirilmesi öneriliyor.

Güneşin ultraviyole (UV) ışınları cilt hasarının en büyük nedeni olsa da, tek etken bu değil. Cilt üzerinde etkili olan başka risk faktörleri de bulunuyor. Bunların başında güneş hasarı geliyor.

Güneş hasarı

Güneş hasarı, yaş ilerledikçe ortaya çıkan cilt hasarının başlıca nedeni olan foto yaşlanmadan sorumlu tutuluyor. Açık havada vakit geçirmeyi sevenler için güneşten korunmak kolay olmayabiliyor.

Ancak güneş kremi nasıl kullanılır sorusunun yanıtını doğru uygulamak, yani doğru ürünü seçip düzenli ve yeterli miktarda kullanmak, ciltte yeni hasar oluşmasını önemli ölçüde azaltabiliyor.

Güneşteyken koruyucu şapka ve diğer koruyucu giysilerin kullanılması da önem taşıyor. Boynu, burnu ve kulakları gölgede bırakacak şekilde iki ila üç inç genişliğinde kenarı olan bir şapka tercih edilmesi öneriliyor. Ayrıca sık dokunmuş kumaşlardan yapılmış, uzun kollu ve uzun paçalı giysiler giyilmesi tavsiye ediliyor.

Güneş kremi nasıl kullanılır
Güneşteyken koruyucu şapka ve diğer koruyucu giysilerin kullanılması da önem taşıyor

Ancak güneş kremlerinin ve koruyucu giysilerin çok dikkatli kullanılması bile, en başta tehlikeli UV ışınlarına maruziyeti azaltmak kadar etkili olmayabiliyor.

Güneş ışınlarının en yoğun olduğu saatler sabah 10 ile öğleden sonra 2 arası olarak belirtiliyor. Bu nedenle dışarıda vakit geçirilecekse sabah erken ya da öğleden sonra daha geç saatlerin tercih edilmesi öneriliyor.

Kuru ve kaşıntılı kış cildi: Bakım önerileri

Mümkün olduğunda gölgede kalınması ve su, kum ya da kış aylarında kar gibi yüzeylerden yansıyan ışığın da hesaba katılması gerekiyor. Şemsiye ya da şemsiyeli sandalye kullanımı da korunmaya yardımcı olabiliyor.

Çocukların da güneşe karşı korunması gerekiyor. Çocukların ve torunların güneşe aşırı maruz kalmasının önlenmesi önemli görülüyor. Çünkü cilt kanserine yol açan güneş hasarının büyük bölümü yaşamın erken dönemlerinde ortaya çıkıyor.

İlaçlar

Bazı ilaçları kullanan kişilerde güneşe maruz kalmak, ciltte ek hasara yol açabiliyor. Fotosensitizan olarak adlandırılan bu ilaçlar, UV radyasyonuna karşı duyarlılığı artırıyor. Bunun sonucu olarak aşırı kızarıklık, kurdeşen, şişlik ve kaşıntılı, pullanan cilt gibi reaksiyonlar görülebiliyor. Bazı durumlarda katarakt ile kan damarlarında ya da bağışıklık sisteminde hasar da ortaya çıkabiliyor.

Bu ilaçların bazıları, örneğin kalp ilaçları, yaş ilerledikçe daha yaygın kullanılıyor. Bu nedenle kullanılan ilaçlardan herhangi birinin ışığa duyarlılığa yol açıp açmadığının doktorla görüşülmesi önem taşıyor. 

Kızılötesi radyasyon

Cilt hasarının daha az bilinen nedenlerinden biri de kızılötesi radyasyona, yani ısıya maruz kalmak. Bu durum cilt hasarının başlıca nedeni olarak görülmese de, araştırmacılar kızılötesi radyasyonun UV ışınlarının etkilerine ek katkı sunabileceğini düşünüyor.

Bazı maruziyetler iş ortamında yaşanabiliyor. Örneğin gün boyunca sıcak ocağın başında ya da kızılötesi ısı lambalarının önünde çalışan bir aşçı buna örnek gösteriliyor. Kızılötesi ısı lambaları bazı kas yaralanmalarının iyileştirilmesinde ya da osteoartrite bağlı ağrı ve sertliğin hafifletilmesinde de kullanılabiliyor.

Sigara ve alkol

Sigara içmenin kırışıklık oluşumuyla ilişkili olduğu uzun süredir biliniyor. Tütün dumanı, daha küçük damarlardaki kan akışını azaltıyor ve bu durum cildin pürüzsüz görünümünü korumaya yardımcı olan bağ dokusuna zarar verebiliyor.

Sigara içmek ayrıca cilt elastikiyetindeki kayıpla da ilişkilendiriliyor. Üstelik sigara içen kişiler, yalnızca dumanın ya da yalnızca UV radyasyonunun yaratacağından daha ağır güneş kaynaklı cilt hasarıyla karşı karşıya kalabiliyor. Bu nedenle cilt açısından en olumsuz davranışlardan biri, sahilde sigara içmek olarak tanımlanıyor.

Aşırı alkol kullanımı da kırışıklıklarla ilişkilendiriliyor. Bunun nedenleri arasında cildin susuz kalması ve A vitamini düzeylerinin azalması gösteriliyor.

Tahriş ediciler

Yaş ilerledikçe cilt inceliyor ve daha zor iyileşiyor. Bu nedenle tahriş edici maddelerle temas ederken dikkatli olmak gerekiyor. Çok asidik ya da çok alkali maddeler cildin üst tabakasına zarar verebiliyor ve cildi enfeksiyona açık hale getirebiliyor. Bu maddelerle özellikle çözücülerin kullanıldığı endüstriyel iş ortamlarında karşılaşılabiliyor. Tütün ve odun kaynaklı toz ve duman ile biber gazı ya da göz yaşartıcı gaz gibi maddeler de cilde zarar verebiliyor.

Öte yandan, cildi sert biçimde ovalamanın yaratacağı tahriş konusunda kaygı duyanlar için daha rahatlatıcı bir bilgi de var: Ovalama genellikle cilde zarar vermiyor ve kırışıklık oluşumuna neden olmuyor. Cilt sert kimyasallar nedeniyle tahriş olduysa, reçetesiz satılan topikal bir kortikosteroidin ardından tahriş etmeyen bir nemlendirici krem uygulanması cildin iyileşmesine yardımcı olabiliyor. Enfeksiyon gelişirse antibiyotik tedavisi gerekebiliyor.

Güneşsiz bronzlaşma

UV radyasyonuna maruz bırakan solaryum yataklarından tamamen uzak durulması öneriliyor. Çünkü solaryum yataklarındaki UV radyasyonu, öğle güneşinden 10 ila 15 kat daha güçlü olabiliyor.

Güneş kremi nasıl kullanılır
Uzmanlar solaryumdan uzak durulması konusunda uyarıyor

Sık sık bronzlaşma salonlarına giden kişiler, bir yıl içinde normal güneş maruziyetinden alınan dozun 1,2 ila 4,7 katını alabiliyor. Bu miktar, günlük yaşamda maruz kalınan güneş ışığına ek olarak ortaya çıkıyor. 35 yaşından önce solaryum kullanmanın melanom riskini yüzde 74 artırdığı, ayrıca bazal hücreli ve skuamöz hücreli cilt kanseri riskini de yükselttiği belirtiliyor.

Güvenli bronzlaştırıcı ürünler

Bronz görünüm isteyenler için kendi kendine bronzlaştırıcı ve bronzluk veren ürünler geçmişe göre daha etkili bir seçenek olarak öne çıkıyor. Bu ürünler artık cildi turuncuya çevirmiyor ve talimatlara uygun kullanıldığında içerikler güvenli kabul ediliyor.

Ürünlerin çoğunda gliserinden elde edilen renksiz bir kimyasal olan dihidroksiaseton (DHA) bulunuyor. Bu madde, cildin dış katmanlarındaki amino asitlerle reaksiyona giriyor. Cildin daha kalın ve protein açısından daha zengin bölgeleri daha fazla renk tuttuğu için, daha eşit sonuç almak adına dirsek, diz ve ayak bileği gibi bölgelerin önceden kese bezi, sünger ya da lif yardımıyla eksfoliye edilmesi öneriliyor.

Renklenme yalnızca cildin yüzey katmanlarında gerçekleştiğinden, oluşan bronzluk da bu katmanlar vücutta kaldığı sürece, yani yaklaşık beş ila yedi gün boyunca sürüyor. Daha sonra yeniden uygulama gerekiyor.

Üreticiler ürünlere yaşlanma karşıtı ve nemlendirici bileşenler, antioksidanlar ve bitkisel içerikler de eklemeye başladı. Bazı ürünler ise tekrar eden uygulamalarla bronzluğu yavaş yavaş artırmaya imkân tanıyor. Bununla birlikte, güneşsiz bronzlaştırıcıların güneş ışınlarına karşı koruma sağlamadığı unutulmamalı. Bu nedenle dışarı çıkıldığında yine güneş kremi kullanılması gerekiyor.

Kendi kendine bronzlaştırıcı ürünler; losyon, krem, köpük ve sprey gibi birçok farklı formda satılıyor ve cilde uygulanıp emilmesi bekleniyor. FDA, ürünün göz, burun ve ağızla temas etmemesi konusunda kullanıcıları uyarıyor.

Bu tür ürünleri kişinin yerine uygulayan bir salona gidildiğinde, FDA güvenlik açısından üç sorunun mutlaka sorulmasını öneriyor: Gözler ve göz çevresi korunacak mı? Burun, ağız ve kulaklar korunacak mı? Burun ya da ağız yoluyla bronzlaştırıcı spreyin solunması engellenecek mi?

Bu sorulardan herhangi birine “hayır” yanıtı veriliyorsa, başka bir salon tercih edilmesi gerekiyor. Bronzlaşma haplarından da uzak durulması isteniyor. Çünkü bu ürünler güvenli kabul edilmiyor ve ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor.

D vitamini için daha etkili çözümler

D vitamini düzeyi konusunda kaygısı olan kişiler için bronzlaşma salonuna gitmek ya da uzun süre güneşlenmek çözüm olarak görülmüyor. Çok az miktarda güneşe maruz kalmak, örneğin haftada üç kez kollar ve bacaklar için yaklaşık beş dakika, yeterli kabul ediliyor.

Ayrıca sağlıklı beslenme ve takviyeler yoluyla alınan D vitamini de, güneşten elde edilen D vitaminiyle benzer yararlar sağlıyor; üstelik cilt kanseri riski olmadan.

Üç adımlı günlük cilt bakımı

Günlük bakım rutininin üç temel adımla sınırlandırılması öneriliyor: cildi temizlemek, cildi güneşten korumak ve kuru cilt, akne, ince çizgiler ya da kırışıklıklar gibi belirli sorunlarla ilgilenmek. Bu üç adım için gereken ürünler servet harcamadan da bulunabilir. 

1. Cildi temizlemek

Cilt temizleyicisi seçilirken cildin kuru mu yağlı mı olduğuna dikkat edilmesi gerekiyor. Kuru cilde sahip kişiler için hafif temizleyiciler öneriliyor. Alkol içeren ürünlerden, örneğin birçok tonikten, kaçınılması tavsiye ediliyor. Yağlı ciltlerde ise yağı uzaklaştıran sabunlar tercih edilebiliyor.

Güneş kremi nasıl kullanılır

2. Cildi güneşten korumak

Burada yeniden temel soruya dönmek gerekiyor: Güneş kremi nasıl kullanılır? Geniş spektrumlu ve SPF 30 ya da daha yüksek bir güneş kremi seçilip her gün kullanılması öneriliyor.

Saatlerce dışarıda kalınacaksa daha yüksek SPF değerleri yararlı olabilir. Ancak zamanın büyük bölümü kapalı alanlarda geçiriliyorsa SPF 30 genellikle yeterli kabul ediliyor. Kolay tahriş olan bir cilt yapısına sahip olanlar için hassas ciltlere özel formüller öneriliyor.

3. Cildin özel ihtiyaçlarını hedeflemek

Kuru cilt için etkili ve uygun fiyatlı nemlendiriciler bulunabiliyor. Yetişkin aknesine yönelik ürünler de ayrı bir başlık altında değerlendiriliyor. İnce çizgileri ve kırışıklıkları orta düzeyde azaltan ya da kahverengi lekeleri soldurmayı hedefleyen günlük kullanıma uygun çeşitli ürünler de mevcut.

Aklınız sürekli yemekteyse nedeni ‘yemek gürültüsü’ olabilir

brif

Bültenimize abone olun, en son haberler, özel içerikler ve duyurulardan haberdar olun.